24 Mart 2019 Pazar

Şafak Vakti (Alacakaranlık #4) - Kitap Yorumu


Vazgeçilmez bir şekilde bir vampire âşık olmak, Bella Swan için, bir fantezi ve kâbusun gerçeğe karışmasıdır. Edward Cullen’a duyduğu yoğun tutkuyla bir tarafa, kurt adam Jacob Black ile arasındaki derin bağ ile öbür tarafa çekilmiş bir halde, nihai dönüm noktasına ulaşmak için kayıplar ve mücadele dolu çalkantılı bir yıl geçirmiştir. Artık kaçınılmaz bir seçimle karşı karşıyadır; ya ölümsüzlerin karanlık ama çekici dünyasına katılacak, ya da iki kabilenin arasında insan olarak hayatına devam edecektir. 

Bella artık kararını vermiştir ve kendisini muhtemelen yıkıcı ve anlaşılmaz sonuçları olacak benzeri görülmemiş bir olaylar zincirinin içinde bulur. Önce Alacakaranlık’ta yıpranmış olduğunu, ardından Yeniay ve Tutulma’da da dağılıp koptuğunu gördüğümüz ipler, artık tamamen düzeltilip bir araya gelecek gibi görünüyor. Peki ya bu sonsuza kadar gerçekleşmezse?


Herkese merhaba! Vay canına, bu serinin de sonuna geldim, hem de bu kadar çabuk! İnanması güç benim için, kitaplarını okurken bir yandan da filmlerini izlediğim için 1-2 aydır hayatım fazlasıyla Alacakaranlık Efsanesi ile doluydu ve bitti. Güzel bir nostalji kuşağı yaptığımı söyleyebilirim, gerçi bir süre vampir kitaplarından/filmlerinden uzak duracağım sanırım çünkü ... eh yeter artık doydum şimdilik. Bir süreliğine gerçekliğe dönme zamanım geldi diye düşünüyorum. Aynı zamanda yoruma geçem zamanım da geldi.

breaking dawn bella angry to jacob gif ile ilgili görsel sonucu

Tutulma'yı bitirince hiç ara vermeden başladığım Şafak Vakti, bana önceki kitaptan daha iyi bir deneyim sundu diyebilirim. Hem Jacob'ın nispeten Bella ve Edward'ı kabullenmiş olması, hem Bella'nın artık kararı belli olmasına rağmen iki erkeği de, kendini de süründürmeyi bıraktı ve Bella'nın abartılmış evlilik korkusu dışında hiç sıkıntı kalmadı. Yani kalmamıştı. Tabii ki bir sıkıntı çıkmayacaksa bu kitap neden olsun değil mi :) Ama bu kitaptaki sorunların ve olayların çok daha tatlı ilerlediğini söyleyebilirim.

breaking dawn bella hunting gif ile ilgili görsel sonucuŞafak Vakti'ni beğendim çünkü olaylar okuru tatmin edecek sonlara bağlanmaya başladı. Jacob'ın sürüsünün akıbeti biraz muallakta kalmış gibi hissettim fakat bunun dışında bütün yarım kalan taşların tıkır tıkır, tatlı bir şekilde yerine oturması bence birçok okurun yüzünde tatlı bir gülümsemeye sebep olmuştur. Ah, gerçi şu an söylediğimin tam aksini kitaptaki birkaç kısımda hissettiğim aklıma geldi ve yine canım sıkıldı. Bazı taşları yerine oturtamayınca yazarın saçmaladığını hatırladım, bakınız Charlie'nin "ben hiçbir şeyin ayrıntısını bilek istemiyorum bana söylemeyin" diyerek bütün sorunu çözmüş olması. Bundan daha uyduruk bir bahane okuduğumu sanmıyorum. Tamam, kurt adam / vampir gibi kelimeleri duymak istemeyebilir ama kızının başına gelenler hakkında hiçbir şey bilmek istemiyormuş, oldu. Filmde de bunun saçma olduğunu fark etmiş olacaklar ki bu kısımı biraz daha yumuşatıp Bella'nın "bazı şeyleri bilmemen gerekiyor baba" nutuğunu eklemişler.

Ä°lgili resim

Bir de kitapta Renesmee'nin hangi kısımda ne kadar büyük olduğunu takip etmek zordu,çok konuşmadığından olsa gerek. Ama çok tatlı tasvir edilmişti ve filmde de aşırı tatlı ve güzeldi, her yaşındaki halini mükemmel seçtiklerini düşünüyorum. Bu arada kitapta Alice'in neden başka bir melezin olduğunu bilmesine rağmen Bella'nın hamilelik sürecinde veya Renesmee doğduktan sonra bundan hiç bahsetmemiş olduğunu anlayamadım. Bella kızının akıbetini araştırmak için Brezilya'ya falan gideceklerini, bilen birilerini araştıracaklarını söylerken neden Alice'in kendisi o melezi nasıl bulduysa diğerlerini de o şekilde yönlendirmediğini de anlayamadım. Bu kısım bana tutarsız geldi doğrusu. Bella'nın hamileliği demişken gerçekten filmi olsun kitabı olsun korkunç ve rahatsız edici derecede gerçekçiydi ve tabii ki böyle fantastik bir YA için bu derece gerçekçilik bence beklenmedik ve güzeldi. Rahatsız edici ama güzel. İçine düştüğüm ikilemi anlamışsınızdır umarım...

breaking dawn bella broken gif ile ilgili görsel sonucu

Şafak Vakti bana kalırsa bu seri için olabilecek en uygun bitiş sayılırdı. Birçok açıdan tatmin edici ve gülümseticiydi ve serinin arkada fazla bir soru işareti bırakmaması hoşuma gitti. Ah, elveda nostalji kuşağım, elveda Alacakaranlık... =)



Alacakaranlık Efsanesi Serisi Yorumlarım:

Yayınevi: Epsilon     Yazar: Stephenie Meyer     Sayfa Sayısı: 592
GoodReads Puanı: 3,70    Çevirmen: 
Demet Adıgüzel

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...