17 Haziran 2019 Pazartesi

Düşler Krallığı (Westmoreland Saga #1) - Kitap Yorumu


Bir İskoç dükünün kızı olan Jennifer Merrick, 'Kurt' lakabıyla anılan İngiliz Claymore Dükü Royce Westmoreland tarafından manastırdaki okulundan kaçırılır. Dük, düşmanlarının yüreğine dehşet salan, adını duyan herkesin dudağını uçuklatan bir savaşçıdır, ama Jennifer de onun ününü umursamayacak kadar inatçı ve yürekli bir kızdır. Ailesine saldırmak üzere olan savaşçı kendisini tutsak aldığında, ondan kurtulmak için akıl almaz bir zeka kıvraklığı ve öz güvenle, küstah, alaycı ve yakışıklı düşmanını şaşkına çevirir.

Ancak onun güçlü kollarında aşkı bulduğu andan itibaren Jennifer için hayat; gururunun, ailesine karşı hissettiği vefa ve koruma duygularının, karşı koyamadığı bir aşkla çatıştığı tehlikeli bir tuzağa dönüşecektir...
Herkese merhaba! Bugün en güzel tarihi aşk kitabı olmasını beklediğim Düşler Krallığı ile karşınızdayım. Uzun zamandır almak istediğim fakat kampanyalı kitapların peşinde koşmaktan bir türlü almaya fırsat bulamadığım bu kitabın ne yazık ki artık baskısı yok. Bunu fark eden ben, büyük bir düş kırıklığına uğradım ve hemen tüm siteleri arayarak bulduğum tek site olan D&R'dan sipariş verdim. Zaten temin etmeleri çok uzun sürdü ve benim siparişimden sonra "Tükendi" ye çevirdiler. Bana gelen kitap da bir miktar sararmış ve hasarlı olduğundan sahaflardan temin etmiş olduklarından şüphelenmedim değil doğrusu. Fakat o sırada bu önemli değildi çünkü ne zamandır peşinden koştuğum hayallerimin kitabına sonunda ulaşmıştım...

Nereden bilinç altıma girdi bu düşünce bilmiyorum ama Judith Mcnaught'u hep en efsane tarihi aşk yazarı ve Düşler Krallığı'nı da onun en iyi kitabı olarak düşünmüştüm. Ne yazık ki bu düşünce benim için doğru çıkmadı. Belki de gözümde çok büyüttüğümdendir, hatta büyük ölçüde bunun payı olduğuna inanıyorum. Daha önce okuduğum tarihi aşkların üzerine bir artısı olmamakla beraber, onlar kadar etkilemedi bile. Gerçekten hayal kırıklığına uğradım...


Yani asla kötü diyemem bu kitaba, klasik yeri geldikçe komik yeri geldikçe sinir bozucu olan bir tarihi aşk kitabıydı fakat daha fazlasını bekleyenler için korkarım ki uygun bir seçenek değil. Olması gerektiğinden daha öngörülebilir ve daha klişeydi, yeterince akıcı veya etkileyici de değildi benim nazarımda. Genel olay örgüsünü beğensem de romantizm bazındaki olay örgüsünü beğenmedim. Tecavüz yoktu belki ama buna rağmen rahatsız edici olabilmeyi başaran yerleri vardı. Bu kısımlar da beni büyük ölçüde soğutmuş olabilir. "Pislik erkek" karakterine aşık olma olayını bu kadar abartmaya gerek var mı gerçekten?

Bir sonraki tarihi-aşk kitabım Judith McNaught olmayacak sanırım. Julie Garwood iyi gidiyordu, ondan devam edeyim en iyisi :D Siz bu kitap hakkında ne düşünüyorsunuz? Okumayı düşünen veya okuyan var mı aranızda? Yorumlarınızı eksik etmeyin, hoşça kalın!
Yayınevi: Epsilon    Yazar: Judith McNaught     Sayfa Sayısı: 416
GoodReads Puanı: 4,24    Çevirmen: Meryem Kutlu

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...