18 Temmuz 2020 Cumartesi

Çöküş ve Yükseliş (Grishaverse #3) - Kitap Yorumu


Hepimiz ölürüz ama herkes bir amaç uğruna ölmez Güneşin Elçisi Alina, Karanlıklar Efendisi'yle yaptığı son savaştan mağlubiyetle ayrıldıktan sonra yeraltındaki tünellere, Beyaz Katedral'e sığınır. Oldukça zayıf düşmüştür ve güneş ışığı olmadığı için gücünü de çağıramamaktadır. Tek çare, eski haline kavuşana kadar Apparat'ın dediklerini yapmaktır. Malyen ve Grishaların gizli bir planla Apparat'ı kontrol altına alması,Güneşin Elçisi adına mücadeleyi daha da zora sokar. Alina'nın şimdi, Karanlıklar Efendisi'ni alt etmesi için gereken tek gücün anahtarı olan ateşkuşunu bulması gerekmektedir. Peki onu bulup üç büyüteci bir araya getirdiğinde, Karanlıklar Efendisi'yle yüzleşerek Karanlıklar Diyarı'nı yok edecek kadar kuvvetli olabilecek midir?


Alev alev yanan bir günden herkese merhaba! Havalar sıcaktan alev alev yanarken benim içim de heyecandan yanıyor, ben ne okudum az önce, hâlâ inanamıyorum! 2. kitapta tempo biraz düştüğü için seriye olan odağımı kaybetsem de, 3. kitap tam bir bombaydı. Başından sonuna dek inanılmaz sürükleyici ilerledi, olay üzerine olay yaşanırken bunlar yorucu olmanın aksine oldukça etkileyiciydi, kitabı elimden bırakamadım ve derinlerine gömüldüm. Önceden uyarmalıyım ki, kitaba dair spoiler vereceğim yerlerde önceden haber verecek olsam bile, bu yorumun içerisinde serinin önceki kitaplarına dair spoiler olabilir. O yüzden ilk iki kitabı okumayanlar, bu yorumun da devamını okumasın, sadece bilin ki bu seri için harika bir son kitap olduğunu düşünüyorum!
Öncelikle... karakterler. Bu kitapta bütün karakterlere bir ayrı ısındım, hepsini çok farklı sevdim. Bazılarından nefret ettim tabii, bkz. Sergei ve Apparat. Fakat önceki kitapta "Bu da nereden çıktı" dediğim Nikolai olsun, kendini beğenmiş pislikler kraliçesi Zoya olsun, hepsini, hepsini çok sevdim. Zaten ben önceki kitapta da Nikolai'yi sevmiştim ama Malyen ve Alina'nın arasına girme fikrini pek sevmemiştim doğrusu. Yok ben dayanamayacağım, spoiler kısmına geçiyorum artık.

Çöküş ve Yükseliş Spoiler

Kitap bittiğinde sürekli "Şöyle olsa bu farklı olurdu, şu olsa nasıl olurdu" diye düşünmekten kendimi alamadım. Mesela Alina, Malyen'le olmamayı oldukça kabullenmiş ve kendisini anlamadığını düşündüğü için bu durumdan biraz da memnun görünüyordu, yalnızca Malyen üzgün ve ortada kalmış gibi olduğu için suçluluk duyuyordu. Nikolai'den ciddi ciddi hoşlanmaya başlamıştı, tahtı ve sahip olduğu gücü çoktan Malyen'e seçmiş gibiydi. Sonra gücünü kaybetti ve hop Malyen aşkım sonsuza kadar beraber yaşayalım oldu. Meh, hadi oradan Alina!

Karanlıklar Efendisi'ni bu kitapta iyice karanlık ve acımasız görmek bir yandan kalbimi burkarken bir yandan da yazarın kaybedeceğinin sinyallerini vermek adına onu iyice kötü karaktere dönüştürmeye çalıştığını hissettim. Her şeye rağmen ölümü beni çok sarstı, cenazesinde Alina'nın adını bilen tek kişi olup ona veda etmesi kalbimi bin parçaya böldü, gözyaşlarımı tutamadım. Her şeye rağmen çok kadim, çok güzel bir yaratıktı Karanlıklar Efendisi. Kaybımız da acımız da büyük anlayacağınız.

Bu kitapta beni en çok etkileyen oldukça şaşırtıcı ve orijinal, beklenmedik olayların yaşanmasıydı. Geçen kitapta Genya bizi etkilemişti ama bu kitapta bu tarz olaylar daha çoktu sanki. 

  • Mesela Karanlıklar Efendisi'nin Nikolai'ye yaptıkları, hepimiz için bir buzlu su etkisi yaratmış olmalı. Nikolai'nin başına gelenler ve sonrasında tam olarak iyileşmemesi, "Yara İzi Kralı" kitabına yapılan gönderme... beni sarstı ve çok hoşuma gitti doğrusu. 
  • Bir de Malyen'in üçüncü büyüteç çıkması var ki, yani bu yazar bu hikayeyi nasıl düşünmüş, o geçmişi nasıl kurgulamış... pes doğrusu! İşte böyle kendine hayran bırakan yazarlara bayılıyorum. 
  • Kitabın sonlarına doğru ilerlerken Alina'nın 3. büyüteçle neye dönüşeceği soruları aklımı kurcalıyor ve "yazar bu işin içinden nasıl çıkacak" diye merakla bekliyordum. Bir yerden sonra dedim ki, "tamam, sanırım asla 3.büyütece sahip olamayacak". Ve sonra... lanet olası ışık gücü 3. büyüteç aktive olunca bütün insanlığa yayıldı! Ve Alina güçlerini kaybetti? Resmen şoka uğradım... kendimden geçtim. Leigh Bardugo, sen çılgın bir dahisin! 
  • Bu arada Morozova'nın Baghra'nın babası çıkmasından da bir o kadar etkilenmiştim.
  • Alina'nın saçlarının beyaza dönmesi. Bu olaydan neden bu kadar etkilendim bilmiyorum ama bu detay bence çok güzeldi. Karanlıklar Efendisi'nden Alina'ya beyaz bir iz... çok hoş.

Tabii her şey her zaman günlük güneşlik değil, bir de cevaplanmamış sorular, tezat bulduğum durumlar var aklımda. Acaba siz bu konular hakkında ne düşündünüz merak ediyorum:
  • Alina, güya yeraltında hiç ışık yok diye gücünü çağıramıyormuş. Eee, Karanlıklar Diyarı'na nokta kadar bile gün ışığı giremiyor, adı üstünde Karanlıklar Diyarı! Orada nasıl gücünü kullandı bunca zaman? Ben 2. kitabın sonunda Karanlık gücü ve merzostu kullanarak kendi gücünü kirlettiği için çağıramıyor, bundan da bir şeyler çıkacak falan sanmıştım ve gün ışığı olmadığı için çağıramadığı söylenince bana palavra gibi geldi.
  • Alina'nın soyu nereye dayanıyor? Karanlık güç merzostla oluştuysa ve doğal değilse ışık gücü de doğal olmamalıydı. Alina'nın soyunun da Morozova'ya dayanması bunu açıklayabilirdi fakat o fikir çürütülünce Alina'nın soyu hakkındaki soru işaretleri cevapsız kaldı. Anne babasına dair de bir şeyler öğrenmeyi umuyordum. Boş bir umutmuş... beni üzdü.
Çöküş ve Yükseliş Spoiler Sonu

Bu ne güzel bir seri, ne güzel bir dünya, ne güzel bir son kitaptı. Tadı damağımda kaldı ama bir yandan da doyurucuydu. Çok sevdim, çok seviyorum. Grisha Dünyası'ndaki diğer serileri de okumak için sabırsızlanıyorum. Umarım bu seriyi asla unutmam. Seri ve son kitap hakkındaki düşüncelerinizi benimle paylaşmayı unutmayın, bir sonraki yorumda görüşmek üzere, hoşça kalın!


Grisha dünyasının diğer kitaplarının yorumları:
Yazar: Leigh Bardugo     Yayınevi: Martı      Çevirmen: Ömer Mülazım 
Sayfa Sayısı: 432     GoodReads Puanı: 4.11

4 yorum :